MEB’in paylaştığı PISA 2025 haberine göre Türkiye’de öğrenciler, fen bilimleri alt ölçeği olarak ilk kez değerlendirilen çevre bilimi alanında 494 ortalama puanla OECD ortalamasının (480) üstünde yer aldı; haber ayrıca öğrencilerin çevre duyarlılığı göstergelerinde de OECD ortalamasını aşan bir tabloya işaret ediyor. Kaynak: T.C. Millî Eğitim Bakanlığı OECD’nin Türkiye ülke profili de Türkiye’de öğrencilerin çevresel farkındalık ve değişim yaratma inancı göstergelerinde OECD ortalamasının üzerinde değerler bildirildiğini gösteriyor. Kaynak: OECD
Bu sonuçları veli gözüyle şöyle okumak mümkün: Çevre duyarlılığı yalnızca bir "bilgi" konusu değil; evde gözlenen davranışlarla güçlenebilen bir tutum. Çocuğun suyu boşa akıtmamak, atığı ayırmak, gereksiz tüketimi fark etmek ya da doğa ile ilgili haberleri konuşmak gibi basit pratikleri görmesi, okulda verilen çevre eğitimini destekleyebilir. Bu bir tanı ya da tek başına başarı garantisi değildir; ancak öğrenmenin gündelik hayata taşınmasına yardımcı olabilir. Kaynak: T.C. Millî Eğitim BakanlığıKaynak: OECD
Veliler için uygulanabilir birkaç küçük adım:
- Evde tek kullanımlık ürünleri azaltmak yerine koymak.
- Çöpleri birlikte ayırmak ve nedenini kısa kısa konuşmak.
- Elektrik ve su kullanımını çocuğun da görebileceği biçimde takip etmek.
- Ailecek doğa yürüyüşü, park ziyareti ya da mahallede temizlik gibi etkinlikler planlamak.
- Çocuğun okuldaki kulüp, proje veya sosyal sorumluluk çalışmalarını merak etmek ve konuşmak.
Önemli nokta şu: Bu tür veriler, "çocuğum çevre konusunda iyi ya da kötü" diye etiketlemek için değil; evde ve okulda hangi alışkanlıkların destekleyici olabileceğini düşünmek için kullanılmalı. Çocukların ilgisi ve davranışı yaşa, okul ortamına ve aile düzenine göre değişebilir. Kaynak: T.C. Millî Eğitim Bakanlığı
Kısacası, PISA 2025 sonucu velilere şu mesajı veriyor: Çevre duyarlılığı, sadece sınavda ölçülen bir alan değil; evde tekrar eden küçük davranışlarla da büyüyen bir yaşam becerisi. Kaynak: T.C. Millî Eğitim BakanlığıKaynak: OECD